👨‍⚕️ Pazarlama Sirozu

Bir girişimci "pazarlama iyi, ama satışlar gitmiyor" dediğinde, bu bir fıkra gibidir:

Hasta: Doktor, karaciğerim ağrıyor...
Doktor: İçiyor musunuz?
Hasta: İçiyorum, fayda etmiyor.

🩺 İşte pazarlama sirozunun 10 nedeni:

1. Çok fazla aktivite henüz pazarlama değildir.

Web sitesi var. Sosyal medya var. Bültenler gidiyor. Reels'ler çekiliyor. Ayda 3 kez kampanyalar yapılıyor.

Ama bunların hepsi arasında köprü olmayan ayrı adalar. Sistem olmadan yapılan eylemler dizisi pazarlama değildir. Bu meşguliyettir.

2. Başarı var ama tekrarlamaya vakit yok.

Bir kere işe yaradı ama kimse nedenini ve bunu nasıl sisteme dönüştüreceğini bilmiyor. Her şey sezgi ve şansa bağlı.

3. Pazarlama ve satışlar farklı dünyalarda yaşıyor.

Bu, hepsinin en pahalı hatasıdır.

Sıkça şöyle olur: pazarlama müşteri adayları getirir, ama satışçı 2 saat boyunca telefonu açmaz, geri aramaz, ürünü bilmez, anlaşma aşamalarına dair not almaz.

Sonuçta para her iki taraftan da boşa gider. Huni alttan değil, ortadan deliktir. Ve bunu kimse görmez çünkü herkes sadece kendi bölümüne bakar.

İki şehir arasındaki yolda bozuk bir bölümle karşılaştığımızda bu bizi sinirlendirir. Ama iş dünyasında nedense buna katlanırız.

4. Ürün piyasa tarafından istenmiyor.

Hiçbir pazarlama, insanların ikinci kez satın almak istemediği bir şeyi satamaz.

Müşteri gelir, satın alır ve geri dönmezse bu reklam sorunu değildir. Bu piyasadan gelen bir sinyaldir. Borçlar ve iflas başlamadan önce duyulması gerekir.

5. Hedef kitle herkes.

Klasik: "hedef kitlemiz 30-45 yaş arası kadınlar" bir müşteri profili değildir. Bu en iyi ihtimalle kör randevu anketinden bir parametredir.

Bir kişinin satın alma kararını nasıl verdiğini, nelerden korktuğunu ve onun için neyin önemli olduğunu bilmiyorsanız pazarlama karanlıkta ateş eder. Bazen isabet eder. Çoğu zaman etmez.

6. Pazarlama 10 yıldır ve daha uzun süredir değişmedi.

İşte pratikten gerçek bir hikaye.

Bir şirket yedi yıl boyunca aynı şemayla çalıştı. Aynı kanallar, aynı formatlar, aynı mesajlar. Piyasa değişti, rakipler yeniden yapılandı, algoritmalar üç kez değişti. Ama onlar hala "her zamanki gibi" yapıyorlardı çünkü "eskiden işe yarıyordu".

Yılda en az bir kez gözden geçirilmeyen pazarlama bir müzedir. Güzel ama satışlar giderek azalıyor.

7. Pazarlama nedense parayla ilgili değil

Bütçe harcanıyor. Yükleniciler değişiyor. Kreatifler çıkıyor. Durmaksızın koşuşturma.

Ama kimse şu soruyu sormadı: "neyin karşılığında, kâr tam olarak nerede?"

Aktiviteler iş sonucuna bağlı değilse bu pazarlama değildir. Güzel raporlarla yoğun faaliyet taklididir.

8. Yeni müşteri peşinde koşarken eskiler unutuldu

Bu pratikteki en sevdiğim maddedir çünkü para tam anlamıyla yerde yatıyor.

Tüm güç yenileri çekmeye harcanıyor. Reklam, adaylar, trafik. Ama zaten satın almış, güvenen, ürünü bilen müşteri sıfır ilgi görüyor. Rakibine gidiyor, çünkü rakip daha iyi olduğu için değil. Sırf ilk o yazdığı için.

Bir müşteriyi elde tutmak, yenisini çekmekten ortalama 10 kat daha ucuzdur. Ama nedense bu hep unutulur.

9. Pazarlama departmanı ≠ pazarlama.

İnsanlar var. Bir şeylerle meşguller. Para dönüyor, reklam dönüyor.

Ama pazarlama hedefleri belirlenmemiş, diğer departmanlarla bağlantı yok, dinamik ve etki kimse tarafından değerlendirilmiyor.

10. Vizyoner yoksa pazarlama da yoktur.

Stratejist olmadan pazarlama, orkestra şefsiz bir orkestra gibidir. Ya da kaptansız bir gemi. Her müzisyen doğru çalar. Ama birlikte gürültü olur.

Resmin tamamını gören, pazarlamayı satışlarla bağlayan ve raporlarda yazılanlardan daha fazlasını anlayan birine ihtiyaç vardır.


Kendinizde kaç madde buldunuz?

Üç veya daha fazlaysa, 2026'da bu alarmı çalmak için saygın bir nedendir. Henüz panik yok ama bir an önce çözümlemek daha iyi.

Pazarlamanın var olduğunu ama paranın bir yerlere gittiğini hisseden girişimciler için pazarlama denetimi ve danışmanlık yapıyorum. Su gibi, genel sözler olmadan, "daha fazla içerik gerek" demeden.

Sadece somutluk:
* delik nerede,
* neden,
* ne yapmalı.

Yazın — durumunuzu inceleyelim.

🫡 Stas Yesenin'in Kanalı.