Yönetmen Klim Şipenko'nun filmi, şair Sergey Yesenin'in hayatının son günlerini anlatıyor. Konu, SSCB'ye dansçı Isadora Duncan'ın gelmesiyle başlayan biyografik olaylara dayanıyor. Şair, sevdiğiyle buluşmak için Moskova'dan Leningrad'a kaçmaya karar verir. Yolu zorluklar ve beklenmedik engellerle doludur. Çekimler Moskova ve Sankt-Peterburg'da yapılmış olup, film için toplam 7 bin metrekareyi aşan geniş setler inşa edilmiştir.
Çekim Mekanları:
Angleterre Oteli
Filmde

Sahne: Karla kaplı Petersburg kış sessizliğine gömülmüş, uzaktan donmuş sokakta at arabalarının tekerlek sesleri duyuluyor. Rüzgar kar tanelerini savuruyor, tipi her an şiddetleniyor ve insanlar paltolarına ve atkılarına sarılıp soğuktan korunmak için acele ediyor.
Gerçekte


Sahne, Sankt-Peterburg'un kalbinde yer alan Angleterre Oteli'nin önünde çekildi. Otelin Sergey Yesenin ile özel bir bağı vardır. Şair, Isadora Duncan'dan hızlı bir şekilde ayrılmasının ardından 1924'ün sonunda Petersburg'a geldiğinde burada kalmıştır. Yesenin burada kişisel ve yaratıcı zorluklar yaşamış, iç huzur ve ilham arayışı içinde olmuştur. Lüks ve yalnızlık atmosferinde, şair hayat ve ölüm üzerine düşünerek vakit geçirmiş, bu da son şiirlerine yansımıştır.
Petersburg Sokağı
Filmde

Sahne: Yesenin, kar fırtınasına bürünmüş Petersburg'da bir at arabasıyla gidiyor. Binalar, fenerler, evler anında kayboluyor; Petersburg sisli, gizemli bir boşluğa dönüşüyor. Şair soğuktan büzüşmüş bir halde oturuyor, ancak belirlediği hedefe doğru emin adımlarla ilerliyor.
Gerçekte


Sahne, Sankt-Peterburg'daki Malaya Morskaya Caddesi'nde çekildi. Cadde nispeten dar, ancak mimari anıtlarla dolu. Burada klasisizm ve geç barok tarzında, birçoğu zengin dekoratif süslemelere ve yüksek pencerelere sahip, eski şehrin atmosferini koruyan binalar bulunuyor. Cadde, 18-19. yüzyıl Petersburg'unun tarihi ve ruhuyla doludur, bu da onu çekimler için mükemmel bir yer haline getirerek sahnelere geçmişin atmosferini, huzurunu ve ihtişamını katar.

Comments
0No comments yet.
Sign in to join the discussion.