Film, Almanya'nın çeşitli yerlerinde, çoğunlukla Berlin'de çekildi. Ana mekanlar arasında başkahraman Alma'nın çalıştığı Bergama Müzesi yer alıyor. Çekimlerin bir kısmı, turistler olmadan boşalmış olan gerçek müzede yapıldı ve bu da filme özel bir atmosfer kattı. Bazı sahneler ayrıca James Simon Galerisi ve Friedrich Schiller Üniversitesi Jena'da çekildi. Berlin Merkez İstasyonu çevresi, Reichstag ve diğer idari binalar da çekimlerde kullanıldı. Ayrıca, modern bir kompleks olan Geleceğin Evi Futurium ve Bergama Müzesi'nin bulunduğu Müze Adası da kullanıldı. Bazı sahneler Berlin'in banliyölerinde çekildi ve filme pitoresk manzaralar kattı. Çekimler pandemi sırasında yapıldı ve bu sayede Berlin'in ıssız ama güzel yerlerinde birçok sahne çekilebildi.

Çekim Mekanları:

Müze

Filmde

Sahne: Alma işe gitmek için müzeye gelir. Sümer dilindeki antik metinler üzerinde araştırma yapmaktadır. İşine tutkundur ve son üç yılını Sümer çivi yazısını inceleyerek bilimsel bir atılım yapmayı umarak geçirmiştir. Alma, yalnızlığa değer veren ve bir partnere ihtiyaç duymayan entelektüel ve bağımsız bir kadındır. Zamanının çoğunu müzede, antik metinler ve el yazmalarına dalmış olarak geçirir. İşi, detaylara dikkat ve tarihsel bağlamın derinlemesine anlaşılmasını gerektirir. İşine odaklanmış olmasına rağmen, Alma ayrıca Rilke'den alıntı yapmayı sever, bu da onun geniş ilgi alanlarını ve kültürel birikimini gösterir.

Gerçekte

Haritayı açmak için tıklayın

Sahne şurada çekildi: Berlin'in en önemli müzelerinden biri olan Bergama Müzesi'nde. Bu müze, Bergama, Babil ve Milet gibi antik kentlerden gelen mimari rekonstrüksiyonlarıyla ünlüdür. Müze binası, Bergama Sunağı ve diğer antik eserleri sergilemek için 1910-1930 yılları arasında özel olarak inşa edilmiştir. Müzedeki sahneler, benzersiz atmosferi ve tarihi önemi nedeniyle burada çekilmiş ve filme derinlik ve kültürel bağlam katmıştır. Bergama Müzesi, yalnızca Alma'nın çalışma yeri değil, aynı zamanda onun entelektüel uğraşlarının ve antik tarihe olan ilgisinin bir sembolüdür. Müzede yapılan çekimler, antik eserler ile Alma'nın modern yaşamı arasında bir kontrast oluşturarak onun iç çatışmalarını ve duygusal değişimlerini vurgulamıştır.

Kafe

Filmde

Sahne: Tom, dünyayı keşfetmeye devam ederken şehrin sokaklarında yürümeye karar verir. Farklı yerlere girer ve insanlarla tanışır. Bir gün, rahat bir kafeye rastlar ve içeri girmeye karar verir. Kafede Tom kahve sipariş eder ve çevresindeki insanlarla iletişim kurmaya çalışır. Arkadaş canlısı olmaya, sorular sormaya ve insanları daha iyi anlamaya çalışır. Tom, insanların birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini gözlemler ve onların davranışlarını taklit etmeye çalışır. Gülümser, başını sallar ve kafe müşterileriyle sohbet etmeye çalışır. İnsan gibi olma çabaları, çevresindekilerin ilgisini ve bazen şaşkınlığını çeker. Tom ayrıca insanların kahveyi neden bu kadar sevdiğini anlamaya çalışır ve tadına bakarak lezzetini değerlendirir.

Gerçekte

Haritayı açmak için tıklayın

Sahne şurada çekildi: Berlin'deki 19grams Alex – Coffee Roastery'de. Bu mekan, modern ve aydınlık atmosferi sayesinde çekimler için idealdir. Kafe, Alexanderplatz yakınlarındaki Karl-Liebknecht-Straße'de yer alır ve çok sayıda cam kapı ve pencereye sahiptir, bu da iç mekanı havadar ve aydınlık kılar. Ayrıca dışarıda geniş bir oturma alanı bulunur, bu da mekana çok yönlülük katar.

İşe Gidiş Yolu

Filmde

Sahne: Alma, her zamanki rotasını takip ederek Berlin sokaklarından müzeye işe gider. Yolda, yaklaşan deney ve bunun hayatını nasıl değiştirebileceği hakkında düşünür. Zihni, heyecan ve endişe karışımıyla doludur, ancak araştırmaları uğruna bu sınavı atlatmaya kararlıdır. Alma, insansı robot Tom ile sıra dışı deneye katılmayı kabul etmeden önce uzun süre tereddüt etmiştir. Sonunda risk almaya ve şansını denemeye karar verir.

Gerçekte

Haritayı açmak için tıklayın

Sahne şurada çekildi: Berlin'deki Müze Adası'nda bulunan James Simon Galerisi'nin yanında. Bu mekan, tarihi ve kültürel önemi nedeniyle çekimler için idealdir. James Simon Galerisi, mimar David Chipperfield tarafından tasarlanan modern bir yapıdır ve Berlin'in beş ünlü müzesini birleştiren Müze Adası'na ana giriş olarak hizmet vermektedir.