
Aleksey Uchitel'in 'Yürüyüş'ü, Petersburg'a ve 2000'ler kuşağına gerçek bir övgü. 22 yıl sonra film neden birçok yeni prömiyerden daha güncel? 24 Temmuz'dan itibaren yeniden vizyona giren kült filmi anlatıyoruz.
2003 yılında Aleksey Uchitel, üç kişiyi kamera gözetiminde Petersburg sokaklarında yürüyüşe çıkardı. Yirmi yılı aşkın bir süre sonra, hâlâ nefesimizi tutarak onları izliyor ve 'Yürüyüş' filmine (ve Neva kıyısındaki şehre) ilk kez nasıl âşık olduğumuzu heyecanla hatırlıyoruz. Eğer bu yürüyüşün nasıl olduğunu unuttuysanız üzülmeyin; filmin yeniden gösterime girmesi duyguları hafızanızda tazeleyecek.
'Yürüyüş' Filmi Ne Hakkında?
Karşımızda, yıldönümü öncesi Petersburg sokaklarında üç ateşli insanla birlikte geçen bir buçuk saatlik bir maraton var. Genç üçlü — Olya (Irina Pegova), Alyoşa (Pavel Barshak) ve Petya (Yevgeni Tsiganov) — Neva dalgalarının sesi ve Zenit taraftarlarının tezahüratları eşliğinde sadece birkaç kilometrede tanışmadan gerçek bir dramaya uzanan bir yol kat ediyor. İlk bakışta bu rastgele bir karşılaşma, yaz romantizmi, hepsi bu; ancak şehir ve karakterler çok daha karmaşık bir senaryoya göre işliyor.

Kamera, Motor, Petersburg
'Yürüyüş', sanki koşarken çekilmiş gibi inanılmaz bir film. Kamera aralıksız karakterleri takip ediyor, rastgele yoldan geçenler bir filmde olduklarının farkında değil ve şehir kendini filtresiz gösteriyor. Petersburg sokaklarının nabzı, yürüyüşün bitmemesini isteyen izleyicinin kalp atışıyla örtüşüyor. Hayat ve aşk hakkındaki gevezelik, her repliğin ikinci bir anlam taşıdığı bir karakter düellosunu ustaca gizliyor. Ancak bu 'ikinci anlam' sıkıcı değil; tam tersine, uzun zamandır ekranda görülmeyen bir vahiy gibi izleniyor.
Filmdeki Petersburg görsel olarak o kadar belirgin ve gerçek ki, 2025'ten bakıldığında cilalı ve butik kahve dükkanları öncesi zamanlara ışınlanmamak elde değil. Burada her köşede şehrin 300. yılı için afişler, ayrıca inşaat tozu, paslı bir çit ve başkalarının boş zamanları var. Bunda sahtelik yok: gerçekten yürüyor, yaz yağmurunu ve yıpranmış asfaltı hissediyorsunuz. Karakterler o kadar canlı ki, sanki size doğru rastgele yürüyen insanlar. Onlar için bu yürüyüş ciddi ve siz ister istemez hayatlarının bir parçasısınız.
Yirmi iki yıl sonra filme dönünce, finalin hâlâ kalıpları kırdığını fark etmemek mümkün değil. Bazılarına içinde soğukluk ve hatta acımasız bir şaka varmış gibi gelebilir. Ancak tam da bu, 'Yürüyüş'ü büyüklerle aynı seviyeye koyuyor: samimiyet, bayağılığa düşmeyecek kadar; öz ironi ise yersiz bir trajedi yaratmayacak kadar.
Rus Sinemasına Etkisi
'Yürüyüş' boşuna '2000'lerin şehir efsanesi' olarak anılmıyor: burada yeni bir yürüyerek çekim okulu, kasıtlı olarak sokak ortamına taşınmış tiyatro ve daha önce görülmemiş bir dürüstlük var. Karakterler, şehrin tasviri gibi dönemin kalıpları haline geldi. Filmin etkisi sadece benzer filmlerin ortaya çıkmasında değil (yıllar sonra 'Piter FM' mi yoksa 'Yürüyüş' mü ana 'Petersburg filmi' diye tartışıyoruz), aynı zamanda zorlama olmayan, güzellik olsun diye güzellik yapmayan bir tavır ve ilişki biçiminde de görüldü. Rus sineması nadiren böyle olur.
29 Aralık'ta, kült 'Piter FM'in yönetmeni Oksana Bıçkova'yı yapımcıyla karşı karşıya getiren ama yine de tartışmalı filmi 'Nina'nın çevrimiçi prömiyeri gerçekleşti.
Open material'Yürüyüş' 2025'te eski moda mı görünüyor? Daha çok taze — çünkü hiç kimse temel duyguları anlatmanın yeni bir yolunu bulamadı. Uchitel, hayallerin gerçeklikle çarpıştığı bir dönüm çağında hayatta kalma 'kılavuzu'nu çekmiş ve 2000'lerin Petersburg'unu bir anıta kazımış.

'Yürüyüş', geçmişten gelen, beklemeseniz de telefonu kapatmadığınız o çağrı. İzlemenizi tavsiye ederim — akıllı telefon olmadan uzun akşamları yaşamamış gençler için ve gençliklerini en azından bu kaygısız bir buçuk saat boyunca hatırlamak isteyen, epey yorgun yetişkinler için.
Yorumlar
0Henüz yorum yok.