
27 Mart'ta Makoto Shinkai'nin 'Zarif Sözler Bahçesi' vizyona giriyor. Hava durumu, ayakkabılar ve yasak aşkla ne yapılacağı sorusuna cevap vermeye çalışıyoruz.
Yaklaşık 1300 yıl önce Japoncada 'aşk' ('koi') kelimesi şimdikinden farklı yazılıyordu. Bu kelime için iki karakter kullanılıyordu: 'yalnızlık' ve 'üzüntü'. Ve aşkın, yalnız bir insanın hüzünlü duygusu olduğu düşünülüyordu. Aşka dair bu anlayıştan yola çıkarak 'Zarif Sözler Bahçesi'ni yarattım.
15 yaşındaki lise öğrencisi Takao, hevesli bir okul kaçakçısıdır, ama sadece yağmurlu günlerde! Bahçedeki bir çardakta tek başına vakit geçirip kendi yaptığı ayakkabılar için eskizler çizmeyi sever. Ancak bu alışkanlığa sahip tek kişi o değildir. Bir gün, en sevdiği yerde, sadece bira ve çikolata ile beslenen gizemli bir kadın olan Yukino ile karşılaşır.
Bu tanışma kader niteliğinde olur; gün geçtikçe kahramanlar sohbet eder, yiyecek ve sırlarını paylaşmaya başlar ve farkında olmadan birbirlerine yardım ederler. Her yağmurlu günü, uzun zamandır beklenen bir hediyeyi getirecek nadir bir bayram gibi beklerler. Böylece ilişkiler yavaş yavaş yeni bir yöne akar ve yol boyunca pek de hoş olmayan olaylar yaratır.

Karakterler birbirleri için farkında olmadan bir kurtuluş, onları yanlış yola sapmaktan alıkoyan bir ip olurlar. Yukino için yağmurlu buluşmalar, ayrılık sonrası sorunları ve çalıştığı okuldaki dedikoduları unutma fırsatıdır.
Kadın kahraman, marjinal bir yaşam tarzından değil, bira ve çikolataya yönelir. Sadece onlar, ona tadı geri getirebilecek tek yiyecekler haline gelir. Sadece yemeğin değil, hayatın kendisinin tadını da. Daha sonra kız, Takao onunla kahvaltılarını paylaştığında yemeğin hissini 'hatırlamaya' başlar. Böylece genç çocuk farkında olmadan Yukino'nun unutulmuş duygularını geri getirir ve onun için bir kurtuluş anahtarı olur.
Takao için kızla buluşmalar, kimseye anlatmayacağı gizli bir şeyi paylaşma fırsatı veren bir tesadüftür; örneğin, hayatının hayali olan ayakkabıcı olmak. Tüm bunlar, bu olayların ve hakkında hiçbir şey bilmediğin bir insanla yapılan konuşmaların kaotik doğasından kaynaklanır. Ve anlatılan tüm sırlar, hava nasıl değişiyorsa o kadar hızlı kaybolabilir. Fırtına yoksa, kahramanlar buluşmaz. Ya yağmur sonsuza dek biterse?
'Yağmur yağarsa, benimle bekler misin? — Yağmur bizi atlasa bile, seninle kalırım.'

Kötü hava, birleşmenin bir simgesidir. Aynı zamanda, öğrenci ile yetişkin kadının buluşmaları kadar kararsızdır. Kahramanların oturduğu bahçe, sosyal rollerin oynanmasına gerek olmayan mecazi bir araf haline gelir. Aralarında büyük yaş farkı olan ve bu farkın yarattığı sorunlarla karşılaşan insanların birbirine aşık olması konusu, ister Michael Haneke'nin 'Piyanist'i ister Stephen Daldry'nin 'Okuyucu'su olsun, yeni değildir. Ancak 'Zarif Sözler Bahçesi' de öncü olma iddiasında değildir.
Bahçede Takao 15 yaşında bir öğrenci değildir; o sadece, geçmişi olmayan ve ayakkabıcı olmayı hayal eden bir çocuktur. Aynısı Yukino için de geçerlidir: doğada, yağmur altında kimse onu bahçeden ayrıldığında olduğu öğretmen rolüne zorlamaz. Ancak vedalaştıktan sonra karakterlerin tekrar sistemin çarkı haline gelmesi ve toplumsal kurallara uyması gerekir.
Filmin aksiyonu ıssız bir parkta, toplumdan uzakta geçmesine rağmen, kahramanlar yağmuru atlattıktan sonra yine de her birinin kendi rolü olan topluma geri dönerler. O bir öğrenci, o bir öğretmendir ve bunu görmezden gelemezler.
Makoto Shinkai'nin eserlerinin özelliklerinden biri, kahramanların etrafındaki doğanın inanılmaz detaylandırılmasıdır. Çoğu zaman, insanların kendisinden çok daha fazlasını anlatır. Ancak 'Zarif Sözler Bahçesi' örneğinde, kötü hava üzüntü nedeni değildir; aksine, bulutların arasından sızan güneş, karakterlerin unutmak istediği gerçekleri aydınlatır. Yani, gerçeğe ışık tutar.

'Zarif Sözler Bahçesi', ustanın ('Saniyede 5 Santimetre'den sonra) tanınan ilk eserlerinden biridir. Yönetmenin yolunu takip etmek ve 'Senin Adın'ı izlemeye hazırlanmak isteyen herkes için 'Bahçe' mükemmel bir başlangıç noktası olacaktır. Film, yaratıcının, sonraki çalışmalarında daha da belirginleşen neredeyse tüm kozlarını gösterir. İster manzara tasviri, ister bir dizi olaydan çok daha fazlasını gösterebilen bir atmosfer yaratma olsun.
Yorumlar
0Henüz yorum yok.