
27 Mart'tan itibaren vizyonda olan 'Balkondaki Kızlar', 'Ateşin Kızının Portresi'nin yıldızı Noémie Merlant'tan bir kara komedi. Kadın-erkek ilişkileri üzerine bu basit ama etkili eskizin neden ilgiyi hak ettiği incelememizde.
Noémie Merlan, öncelikle bir oyuncu olarak tanınır. 'Büyük', 'Ateşin Kızının Portresi' gibi filmlerde rol aldı. Bunun yanı sıra Merlan zaman zaman yönetmenlik de yapıyor. Ve çığlık çığlığa bir kara komedi olan 'Balkondaki Kızlar' (Les femmes au balcon), Fransız oyuncunun yönetmen koltuğundaki dördüncü çalışması. Dolayısıyla, beklentiler de ilk kez yönetmenlik yapanlardan daha yüksek. Bakalım bu beklentileri ne kadar karşılıyor.
Cate Blanchett, 'Tár'daki rolüyle Venedik'te ödül, Altın Küre ve ABD Oyuncular Birliği adaylığı kazandı. Birçok kişi ona Oscar'ı çoktan layık gördü ve filmdeki karakterini...
Open materialHikayenin merkezinde, karakter ve mizaç olarak birbirinden çok farklı üç arkadaş var: özgür ruhlu webcam modeli Ruby (Souheila Yacoub), utangaç yazar Nicole (Sanda Codreanu) ve parlak ama istismarcı ilişkilerle travmatize olmuş oyuncu Élise (Noémie Merlant). Sıradan bir buluşmalarını geçirirken, yan komşuda yaşayan yakışıklı bir fotoğrafçıyla tanışırlar. Adam üçlüyü partisine davet eder, daha bunun kendisini ve karşıdaki evin kızlarını nereye sürükleyeceğini bilmez.

Türünü göz önünde bulundurursak (korku, komedi ve birdenbire... fantastik karışımı!), hikayenin nereye gideceğini tahmin etmek zor değil: adam bir tecavüzcü, kızlar intikamcı kurbanlar olacak ve anlatı feminizm notalarıyla dolu olacak.
'Şiddete karşı kadın intikamı' temalı filmler saymakla bitmez; aklıma hemen daha karanlık 'Mezarına Tükürürüm' veya felsefi 'Sayın İntikam'a Sempati' geliyor. Ama Merlan bilinen yollardan gitmedi, hikayesi için farklı bir ton seçti: alaycı, yer yer kendine ironik, yer yer açık sözlü. Kopmuş uzuvlarla (ki sadece kollardan bahsetmiyorum) kanlı sahnelerle şok ediyor, sonra erkekleri sekse nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda diyaloğa davet ediyor, herkesin kendine göre anladığı şiddetin doğasını sorguluyor, aile ilişkilerinin perde arkasına bakıyor. Bir sahnede ise söylemini... gaz çıkarmaya benzetiyor!

Kulağa dağınık mı geliyor? İşte 'Balkondaki Kızlar' tam olarak bu. Düzensiz bir anlatım temposu (ilk yarım saat fırtına, sonrası durgunluk), konuların bir karışımı (yukarıda yaratıcılıkta olumsuz deneyimin süblimleşmesinden bahsedilmedi), bol müzik (güzel), çıplaklık (şoke edici) ve liste uzayıp gidiyor. Genelde bu tür 'günahlar' ilk filmlerini yapanların işidir; filmlerinde her şeyi, her yerde, bir anda ve mümkün olduğunca çok ve yüksek sesle görmek isterler. Ama sorun şu ki Merlan artık bir acemi değil ve kameranın her iki tarafını da yeterince gördü.
Yönetmen önemli konular hakkında konuşmak istiyor ama aynı zamanda sıkıcı ve ahlakçı olmak istemiyor. Bu nedenle türlerin karmaşası, bizim daha ölçülü izleyicimize alışılmadık şok edicilik ve karakterlerin net bir gelişiminin olmaması. Sadece Noémie Merlant'ın canlandırdığı karakter, diyelim ki hoş olmayan bir deneyimle acısını işleyip kararlı eyleme geçerek düzgün bir karakter yayı alıyor.
Bu nedenle 'Balkondaki Kızlar' senaryo ve alt metin açısından son derece iddiasız, ana temalar çok doğrudan işleniyor. Ama siz de sıkıcı ve ahlakçı olmazsanız, filmin eğlence yönü daha başarılı. Bazı saçma derecede kanlı sahnelerde yüksek sesle gülüyorsunuz ve oraya buraya serpiştirilmiş küçük şakalar (örneğin, kahramanlardan birinin PITbull'unun adı Brad) filmin tamamında sıkılmamanızı sağlıyor. Ayrıca, kızların mecazi anlamda arkadaşları için cehenneme inmeye hazır olduğu kendine özgü bir kız kardeşlik marşı izlemek de bir ölçüde ilgi çekici.
Fragman:
'Balkondaki Kızlar' filmi, 27 Mart'tan itibaren Rus sinemalarında A-One ve RWV film dağıtım şirketleri tarafından geniş gösterime giriyor.
Commentaires
0Aucun commentaire pour le moment.
Connectez-vous pour participer à la discussion.