
27 Şubat'tan itibaren Rus izleyiciler, 'Salyangozun Anıları' filmini resmi gösterimde görme fırsatı bulacak. Çalışmanın neden iyi olduğunu ve neden 'En İyi Animasyon Filmi' kategorisinde Oscar'a aday gösterildiğini anlatıyoruz.
Film, Melbourne'den sıradan bir Avustralyalı kız olan Grace Pudle'ın hayatını anlatıyor. Küçük yaşta ayrıldığı ikiz bir erkek kardeşi var. Anneleri doğumda ölmüş, engelli babaları ise periyodik uyku apnesi çekiyor. Kahramanın hayatı iyi niyetli bir sitcom gibi değil. Kız neredeyse evden çıkmıyor, çevresindekilerden ilgi görmüyor ve bir noktada hırsızlık yapmaktan kendini alamıyor. Ancak tüm zorluklara rağmen Grace kendini toparlamaya ve durumu değiştirmeye çalışıyor. İşte bu dönüm noktasında, ileri yaşına rağmen her günün kıymetini bilmek ve olumlu anlar bulmak gerektiğini kanıtlayan neşeli yaşlı kadın Pinky ile tanışıyor.
Yeni animasyon filminde yönetmen ve senarist Adam Benjamin Elliot, kendine özgü tarzını ve anlatım biçimini sürdürüyor. 2009 yapımı önceki uzun metrajlı filmi 'Mary ve Max' ile benzerlik gözle görülür şekilde ortada. Karakterlerin sıra dışı görünümü, yönetmenin yaratıcılığının ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Görüntülerin kusurluluğu, benzersizliklerini ve trajikliklerini vurgulayarak izleyicinin onlara daha fazla empati duymasını sağlıyor. Karakterler büyük gözler, orantısız kafalar, kollar ve gövdeler ile vücutlarındaki yağ kıvrımlarıyla dikkat çekiyor. Bu tür özellikler büyük stüdyoların ticari projelerinde nadiren görülür ve 'Salyangozun Anıları' gibi çalışmaların gri kalabalıktan sıyrılmasını sağlıyor.
Elliot'ın yarattığı dünyada parlak renkler tamamen yok. Ancak kasvet, kthon, keder ve tehlike dolu bir dünya göstermeye çalışmıyor. Tam tersine, normal hayatta fark edilmeyebilecek yönleri vurgulamak için kontrast kullanıyor. Örneğin, birlikte kitap okumanın veya bir lunaparkı ziyaret etmenin basit zevki gibi.
Yönetmenin bir önceki çalışması olan kısa film 'Ernie Biscuit'ın üzerinden dokuz yıl geçti, ancak tüm bu süre boyunca boş durduğu söylenemez. 'Salyangozun Anıları' sekiz yıl boyunca geliştirildi; bu da detayların titizlikle işlendiğini ve işine duyulan samimi sevgiyi gösteriyor. Ayrıca, hamuru kare kare animasyon yöntemi sektördeki en kolay süreç değil. Ancak bu alışılmadık yaklaşım, sinema salonları için içeriği çeşitlendirmeye ve animasyonun yalnızca 2D ve 3D tarzlarda yapılan pop-kültür projeleriyle sınırlı olmadığını bir kez daha hatırlatmaya olanak tanıyor.

'Salyangozun Anıları'nda geleneksel üç perdelik yapı neredeyse tamamen yok. Tüm eylemler, tüm anlatıya ton veren başlık temelinde gelişiyor. Filmin izleyiciyle bir monolog yürüttüğü söylenebilir, ne kadar paradoksal görünse de. Olaylar gereksiz ahlaki dersler olmadan birbirini takip ediyor ve final jeneriğine gelindiğinde, film psikoterapi seansının yerini alarak ruhsal yaraları iyileştirmeye yardımcı oluyormuş gibi geliyor. Hem yazar hem de izleyici için.
Adam Benjamin Elliot'ın çalışmalarına henüz aşina olmayanlar, eserlerinin çocuklardan çok yetişkin izleyicilere yönelik olduğunu bilmelidir. Genç ve olgunlaşmamış zihinlerin, ebeveyn yardımı olmadan burada oldukça açık bir şekilde dile getirilen bazı detayları anlaması zor olabilir. Örneğin, insan kusurluluğu, hayattan zevk alma, din, cinsel tercihler ve depresyon gibi.

Bu yaş sınırlaması, Elliot'ın ticari başarı için değil, çok önemli şeyler üzerinde düşünmek için animasyon eserler yaratmasının bir başka özelliğidir.
Yaklaşan Oscar ödül töreninde Adam Benjamin Elliot'ın filminin büyük ödülü alması pek olası değil. Adaylar arasında yerini hak etse de, ikinci 'Ters Yüz' ve 'Vahşi Robot' gibi büyük stüdyo projeleriyle rekabet etmesi zor olacak. Ayrıca yönetmenin hit filmi 'Akış' da geçilmesi zor bir yapım. Ancak 'Salyangozun Anıları' gibi mütevazı bir projenin Akademi üyeleri tarafından fark edilmiş olması umut verici.
Bu arada, Telegram kanalımız 'After the Credits'e abone olun (işte size bir bağlantı). Orada posterler, fragmanlar ve sinema dünyasından çeşitli ilginç ve eğlenceli haberler yayınlıyoruz.
Yorumlar
0Henüz yorum yok.
Tartışmaya katılmak için giriş yapın.