
Komedyen Richard Gadd'ın yazarı olduğu 'Baby Reindeer' dizisi, bu baharın açık ara Netflix hiti. Otobiyografik olmasının ürkütücülüğü dışında bu şov başka nelerle şaşırtabilir? İşte incelememiz.
Dizinin ana karakteri, barmen olarak çalışan ancak stand-up kariyeri hayali kuran genç bir adam olan Donny'dir (Richard Gadd). Bir gün, tezgahta üzgün bir halde kırk yaşlarında bir kadın fark eder ve ona hesaptan bir çay ısmarlayarak moral vermeye karar verir. Kısa sürede yeni tanıdığı, mekanın müdavimi haline gelir ve aralarındaki iletişim her geçen gün daha tuhaf ve endişe verici bir hal alır. Kısa süre sonra Donny, 'seri takipçi' Martha Scott (Jessica Gunning) tarafından hedef alındığını öğrenir.

Hemen belirtelim, Stephen King'in 'Misery'si ile herhangi bir benzerlik kurulmamalı. Annie Wilkes elbette tam bir manyaktı, ancak takıntısı ana karakterin (ünlü yazar Paul Sheldon) kişiliğinden ziyade eserlerineydi. Korku kralının romanı tamamen başka bir şeyle ilgiliydi: yaratıcının hayran kitlesinin fanatizminden duyduğu korku, popülerliğin karanlık yüzü ve kendi hayranlarının rehinesi olma endişesi. Annie burada sadece metaforik bir karakter, uygun bir kolektif imge.
Aynı şekilde, yakın dönemdeki takip temalı projelerle yapılan karşılaştırmalar da yanlış olacaktır. Ve son zamanlarda bunlardan epeyce vardı: Netflix'in 'You' dizisinden Maika Monroe'lu feminist korku filmine kadar. Daha kült yapımları da hatırlayabiliriz, örneğin Mark Wahlberg'li 'Korku'. Aslında 'Baby Reindeer' takip olayından çok, saldırgan ve kurban arasındaki karmaşık ilişkiler, Stockholm sendromuna dönüşen bağlılık ve travmatik deneyimlerle ilgili.
'Gözlemci', Hitchcock'un 'Arka Pencere'sinin çoğu varyasyonuna benziyor. Ancak onların aksine, ikincil bir boşluk olmaktan çıkıyor ve tür klişelerini ustaca kullanarak hikayeyi anlatıyor.
Open material
'Baby Reindeer', kapsayıcılık ve azınlıkların çeşitliliği konularına sık sık girmesine rağmen, günümüzün en politik doğru şovu olmaktan uzaktır; çünkü antagonistleri, alay konusu olan kilolu orta yaşlı bir kadın ve geleneksel olmayan bir cinsel yönelime sahip bir karakterdir. Ancak bu durumda, hoşgörü bekçilerinden gelen tüm eleştiriler, ilk bölümün başında yer alan 'gerçek olaylara dayanmaktadır' ibaresiyle geçersiz kılınıyor. Dizide gösterilen her şey (elbette bazı sanatsal özgürlükler ve abartılar olmadan olmaz), aslında Donny rolünü de oynayan Richard Gadd'ın başına gelen bir kâbus.
Martha'nın ana karakterin hayatına girmesi, yalnızca ağır anıları ve işlenmemiş travmaları serbest bırakan bir katalizör görevi görür. Donny'nin bu ısrarcı kişiye karşı tutumu dizi boyunca sürekli değişir, bazen tamamen beklenmedik haller alır; örneğin, panik korku ve yeni tanıdığına karşı tam bir reddedişin yerini küçümseyici bir acıma ve hatta şehvet alır.

'Baby Reindeer'ın senaryosu boşuna kasıtlı öz-alıntılar ve dairesel kompozisyonlarla dolu değil: Yakından bakıldığında, uzaktan net bir tablo çizilmesine rağmen, hem Martha hem de Donny, kurban ve saldırgan rollerini durumsal olarak üstleniyorlar. Örneğin, Richard Gadd'ın canlandırdığı karakter, kişiliğine olan aşırı ilgiden sapkın bir zevk aldığını gizlemiyor ve hatta Jessica Gunning'in karakterine yanlış umutlar vermekten çekinmiyor. Dizi, birçok sorunun temel nedeni olarak öz-saldırganlığa da odaklanıyor. Kendinden nefret etmek, çoğu zaman istismarcı ilişkiler, ahlaki ve fiziksel şiddet için verimli bir zemin oluşturur. İşte kahramanın doruk noktasındaki monoloğu da tam olarak buna adanmıştır ve şüphesiz Joaquin Phoenix'li 'Joker'deki benzer bir ana gönderme yapmaktadır.

Tüm bunların yanı sıra, 'Baby Reindeer' aynı zamanda bir takip gerilimi olarak da iyi işliyor. Siyah zemin üzerinde hatalarla dolu mesajların ve 'iPhone'umdan gönderildi' (bu arada Martha'nın iPhone'u yok) imzasının bu kadar korkutucu olabileceğini hiç düşünmezdim. Netflix'in bu yeni projesi öyle yazılmış, yönetilmiş ve oynanmış ki, izleyiciye Donny'nin geçmişini anlatan ve genel hikaye örgüsünden sapan dördüncü bölüm bile eserin dinamiklerinde gözle görülür bir boşluk yaratmıyor, aksine ana hikayeyi uygun bir şekilde tamamlıyor ve ürpertiyi daha da artırıyor. Richard Gadd'ın dizisi belki tek nefeste izleniyor, ancak kesinlikle sizin için kolay ve keyifli bir vakit geçirme aracı olmayacak.
Gerçek olaylara dayanan 'Baby Reindeer', internette ün kazandığı günümüzde beklenmedik bir devam hikayesi aldı. Özellikle etkilenebilir izleyiciler, potansiyel olarak tecavüzcü Dorrian ve takipçi Martha'nın prototipleri olabilecek kişileri takip etmeye başladı. Üstelik diziyi izleyenlerden gelen tehditler, bu karakterlere uzaktan benzeyen rastgele kişilere de yöneliyor. Bu hikayenin gerçek hayattaki bu kadar belirsiz bir devamı, şovun sonunun gri tonlamasına yankı yapıyor.
Fragman:
Yorumlar
0Henüz yorum yok.
Tartışmaya katılmak için giriş yapın.