
Henüz 2054 yılında olmasak da, 'Azınlık Raporu' filminde gösterilen fütüristik teknolojilerin çoğu şimdiden gerçek oldu. Filmin 20. yılı şerefine, onun öngörü gücü açısından konuşalım.
2002 yılında uzak ve fantastik bir gelecek gibi görünen şey, 2022'de oldukça sıradan hale geldi. Belki de kült gişe canavarı Steven Spielberg'in 20. yılını dolduran 'Azınlık Raporu' (Minority Report) filmini yeniden izlerken çıkarılacak en büyük ders budur.
Philip K. Dick'in aynı adlı öyküsünü serbestçe yorumlayan film, suçluların fiili bir suç işlemeden önce önleyici olarak yargılandığı uzak 2054 yılının bir resmini çiziyordu. Tahminlere ve bunların hatasız yorumlanmasına dayanan teknoloji, yıllarca sorunsuz çalışarak suç oranını rekor düzeyde düşük seviyelere indirmeye yardımcı oluyor. Ancak suç öncesi programının başındaki isim (Tom Cruise) bir sonraki suçlu olarak gösterildiğinde her şey değişir.
20 yıl önce 'Azınlık Raporu', bir ton özel efektle zenginleştirilmiş şık, neredeyse tek renkli görselliğiyle etkileyiciydi. Grafikler sadece hızlı tempolu aksiyon sahnelerine baharat katmakla kalmıyor, aynı zamanda geleceğin sayısız güzelliğini de sergiliyordu. Şimdi Steven Spielberg'in filminin gerçekten tahmin etmeyi başardığı şeylere geçmişe dönük bir bakış atalım. Boşuna değil, 23 fütüristten oluşan bir ekip kurup 2054 yılı için koca bir 'İncil' oluşturmuştu.
Sürücüsüz Arabalar
Filmin en akılda kalan sahnelerinden biri, Tom Cruise'un karakterinin sürücüsüz arabalarla dolu bir otoyolda sürücüsüz bir arabadan kaçmaya çalışmasıdır. Tesla'nın geliştirmelerinden Yandex'in deneylerine kadar sürücüsüz araçlar henüz yaygınlaşmamış olsa da, artık gelecekten gelen bir şey gibi görünmüyorlar ve bunun tamamen sıradan hale geleceği an yakındır. Dolayısıyla bu tahminin gerçeğe dönüştüğünü ve bunun 50 yıldan çok daha kısa sürdüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz.
Kişiselleştirilmiş Reklamcılık
Ana karakter nereye adım atsa, kişiselleştirilmiş reklamlar peşini bırakmaz. Reklam panoları adeta ona ismiyle hitap eder, dikkatini çeker ve ona mal ve hizmet satar.
Neyse ki bu henüz gerçekleşmedi (her ne kadar Japonlar bu fikri hayata geçirmeye yaklaşmış olsa da), ancak hedefli reklamcılık, sizin ve benim günümüzün onsuz geçmediği bir şeydir. İster müzik dinleyelim, ister sosyal ağlara girelim, her yerde 'özellikle bizim için' tasarlanmış ticari tekliflerle karşılaşıyoruz. Netflix'teki film ve dizi kapakları bile kişisel zevkinize göre seçiliyor. Yani 'Azınlık Raporu' gerçeğe çok uzak değildi.
Sesli Asistan ve 'Akıllı Ev'
2002 yılında eve gelip sesli komutlarla ev eşyalarını kontrol edebilmek (Tom Cruise'un karakteri bu şekilde 'televizyonu' açıyordu) bilim kurgu gibi görünüyordu. Şimdi ise piyasada Siri'den Alisa'ya kadar 'akıllı ev' sistemine kolayca entegre edilebilen ve komutlarınızı yerine getirebilen çok sayıda sesli asistan bulunmaktadır. Müzik açmak, kapıları kilitlemek veya klimanın çalışmasını ayarlamak için artık bunu kendi ellerinizle yapmanız gerekmiyor, sadece gerekli komutu söylemeniz yeterli.
Yüz Tanıma Sistemi
'Azınlık Raporu' filminin ana karakteri, yetkililerin takibinden kurtulmak için radikal bir önleme başvurur: göz naklini kabul eder. Bunun nedeni, aktif olarak çalışan bir göz retinası tanıma sistemidir.
Benzer bir şey, 2011 yılında ABD FBI'ının ihtiyaçları için geliştirilmiştir. Next Generation Identification (Next Generation Identification) adlı sistem, parmak izlerini, göz retinasını analiz edebiliyor ve kameralara yakalanan herhangi bir kişinin geçmişteki suç kaydını en kısa sürede tespit etmek için yüzleri tanıyabiliyordu.
Şimdi bu tür sistemler farklı bir gelişim yönü alıyor. Örneğin Moskova'da, metro ücretini kelimenin tam anlamıyla 'yüzünüzle' ödeyebilirsiniz (Face Pay).
Zamanın gösterdiği gibi, 'Azınlık Raporu' sadece ilgi çekici ve akıllı bir gişe canavarı değil, aynı zamanda birçok yönden kehanet niteliğinde bir filmdir. Bir bakmışsınız, suç işleme niyetini belirlemenin ana teknolojisi de bir kurgu olmaktan çıkmış olabilir. Bununla birlikte, Steven Spielberg filminde bu tür teknolojik şeylerin uygulanmasının tehlikeli sonuçlarını da göstermiştir, bu nedenle bilim insanlarının da filmi dikkatle izlediğini umuyoruz.
Yorumlar
0Henüz yorum yok.
Tartışmaya katılmak için giriş yapın.