
Korku filmlerinin ustası James Wan'ın yeni filmi 'Kötü' vizyona girdi. İzleyici 'Testere' veya 'Korku Seansı' seviyesinde bir şaheser beklemeli mi?
James Wan uzun zamandır kendini korku filmlerinin ustası olarak kanıtlamıştır. Onun sayesinde Testere ve Korku Seansı serileri ortaya çıktı. Olayları bir odanın veya evin sınırlarının ötesine taşımadan bile korku ve dehşet dünyasına çekmeyi bilir. Peki yeni filmi Kötü nasıl olmuş?
Hayal Kırıklığına Uğrayan Beklentiler
Kötü, genç bir kız olan Madison'ın hikayesini anlatıyor. Bir anda hayatı tamamen değişir – bilinmeyen koşullar altında, kahramanı defalarca döven kocası ölür, eve yapılan bir hırsızlık sırasında çocuğunu kaybeder. Aynı zamanda şehirde gizemli ve acımasız doktor cinayetleri işlenmeye başlar. Bunları birleştiren şey, 90'lı yıllarda birlikte çalışmış olmalarıdır. Madison'ın bu olaylarla bağlantısı nedir? Film karakterleri ve izleyiciler bunu çözmek zorunda kalacak.
Karşımızda kanın donmadığı bir tablo var. İzlerken her hışırtıda irkilmiyorsunuz. İzleyiciye bol kanlı bir sinema atraksiyonu sunuluyor. Başlangıçta hikaye, her köşede bir korku, kapı çarpmaları ve benzeri tekniklerin bizi beklediği klasik bir evde 'koşturmaca' gibi görünse de.
İlk dakikalarda yönetmenin isteğiyle izleyici, korku filmlerinin klasik sinema tekniklerinin tam bir setini alır. Yanıp sönen ışıklar, televizyonların aniden açılması. 'Tanrı'nın Bakışı' tekniğinin kullanımı da uyumlu görünüyor. Bu tekniği ilk kullananlardan biri Alfred Hitchcock idi. İzleyici tüm olaylara yukarıdan bakar gibi izler. Bu yöntem çoğunlukla kovalamaca veya cinayet sahnelerinde kullanılır – izleyici katili yargılayarak izler ve kurbana yardım edemez.

Eski işlerimi görenler sinemaya gelip ilk dakikalarda yine tipik filmimi çekmeye başladığımı düşünmüş olmalı, işte o anda onu yakalayacağım. Kendimi tekrar etmekten hoşlanmam.
Artıları Konuşalım
- Wan sıradan olmayan bir hikaye yaratıyor. Neredeyse finale kadar filmin 'kötü'sünün ne olduğu belirsiz. O kim ya da ne? Hayalet, başarısız bir deney ya da daha fazlası mı? Tüm gizemleri çözmek ve yapbozun tüm parçalarını bir araya getirmek için final sahnelerini beklemek istiyorsunuz.
- İzleyici heyecan verici aksiyon sahnelerine katılacak. Çok kan sevmeyenler için bazı sahneler özellikle acımasız gelebilir.
- Kaliteli müzik olmadan kaliteli görsellik de olmaz. Modern müzik eşliği, izleyicinin sinirlerini gıdıklamaya birkaç puan ekliyor.
Peki 'Kötü' filminde ne yanlış?
Ne yazık ki, oyunculuk performansının aksadığını belirtmek gerek. 'Tudorlar' ve 'Peaky Blinders' dizilerinden tanınan manyetik Annabelle Wallis'in yanında diğer oyuncular soluk bir arka plan haline geliyor. Polis karakterleri klişe görünüyor ve bazı sahnelerde oyuncuların rollerinden çıkıp başarısız çekimlerdeki gibi gülecekmiş gibi hissettiriyor.
Diğer bir eksiklik, filmin yerel gösterimdeki yerelleştirmesi olarak sayılabilir. Orijinal adı Malignant, kelime anlamı 'kötü huylu' demektir. Bu durumda izleyici, filmin ana antagonistinin köken hikayesini tahmin edebilir. Ancak 'Kötü' adı, türü belirlemek için tam bir hayal gücü sunuyor. Hayaletler, huzursuz ruhlar, karanlık güçler böyle bir isme sahip bir filmde başrol oynayabilir. Bu da izleyicinin izleme kararında kafa karışıklığına yol açabilir.
Peki sonuç olarak ne elde ettik?
Kısacası, 'Kötü' filmi daha çok James Wan'ın 'Aquaman' iki filminin çekimleri arasında korku türüne dönme girişimi gibi görünüyor. Yönetmen birçok türü birleştirmiş: bilim kurgu, gerilim, korku, gizem ve yer yer intikam temalı aksiyon. Bir bakıma film daha çok bir bilgisayar oyunu oynamaya benziyor – vizyonlar arasında güzel geçişler, A noktasından B noktasına kovalamaca sahneleri. Evet, bu klasik bir Wan değil, ancak film korku severlerin ilgisini hak ediyor.
Fragman:
Yorumlar
0Henüz yorum yok.
Tartışmaya katılmak için giriş yapın.