Çünkü aslında çok eski bir konu. Gerçekten çok çok eski. İki Yüz Yaşındaki Adam, Frankenstein'ın canavarı ya da hatta Galatea efsanesi gibi filmleri hatırlayalım. İnsanlık sanki sürekli kendine, kendi suretinde ve benzerliğinde yaratılan bir şeyin canlandırılıp canlandırılamayacağını soruyor. Heykeller, golemler, robotlar, yapay zeka xD Ne kadar gerçekten canlılar, bilinçleri var mı ve benzeri. İnsani olan nerede biter ve yapay olan başlar, hatta bu sınır var mı? En sevdiğim konulardan biriymiş meğer. Yani bu konuyu hikayeme almamda şaşılacak bir şey yok. Hatta ne diyeyim, kelimenin tam anlamıyla ana karakterlerden biri cansız nesneleri canlandırma yeteneğini taşıyor, sanırım kim olduğunu kendiniz anladınız, çünkü bu önceki sayfalarda zaten gösterildi. Sadece kimin ve ne zaman yaptığını hatırlamak kaldı 😁
Tabii ki bu konuda kendi fikrim var ama burada ve şimdi açıklamayacağım. Daha önce yazdığım gibi, bu çizgi romanımın temalarından biri ve ben bir şeyi tamamen tek taraflı aktarmayı beceremem ve sevmem. Bu arada bu yüzden karakterlerim sürekli tartışır ve birbirlerine bir şeyler kanıtlamaya çalışırlar ve neredeyse hiçbiri bu tartışmalardan tamamen diğerinin haklı olduğuna ikna olmuş bir şekilde çıkmaz. Çünkü dünyada asla tek taraflı bir şey yoktur. Ben de her şeye mümkün olduğunca farklı açılardan bakmayı öğreniyorum. İşte bu konuyu da dikkatlice ileri geri çevireceğiz 😁 Bekleyin
Yorumlar
0Henüz yorum yok.