Tina'nın şu gönderisine denk geldim, yöneticinin 8 saatlik iş günü hakkında. Ve... neden kimse bundan bahsetmiyor?
Okurken fark ettim ki hiçbir zaman 8 saat çalışmadım. Ya çok daha fazlaydı ya da çok daha az. Ama bu daha çok bakış açısı meselesi.
Mesela, sabah 8'de uyanıp yatakta yatarken bana yazılan mesajlara bakıyorsam (evet, sabah 8'de bile sık sık okunmamış mesajlarım oluyor), bu iş zamanı sayılır mı? Ya da akşam yemeğinde biri arayıp benden bir şey istiyorsa, bu 10 dakikalık konuşmayı nereye koyuyoruz?
Ve böyle gidiyor!
Kısacası, Tina'nın tavsiyelerine eklemek istediğim birkaç şey var:
— Çoğu durumda saatlerce süren aramalara gerek yok. 15 dakika normal, 10 dakika iyidir. Aramasız halledilebilecek yerde arama yapmıyoruz.
— Takvim lastik değil, içine günde 400 görev doldurmayın. Ama itiraf ediyorum, mesela şu anda 27 tane birikmiş işim var ve bir türlü dağıtamıyorum. Yani her gün benim varsayılan üç görevim var ve bir de 27 tane geçmiş görev.
— Boş zaman dilimleri kesinlikle gerekli! Benim için bu markete gitmek. Her gün markete çıkmaya çalışıyorum. Kelimenin tam anlamıyla bir ritüel haline geldi ve işe yarıyor. Markette de ertesi gün tekrar gitmek zorunda kalacağım kadar alışveriş yapıyorum.
— Kesinlikle onay kutuları işaretlenmeli. Eskiden bu özelliği hafife alırdım ve takvimde olmayan görevleri yapardım. Ama şimdi küçük görevleri bile takvime ekliyorum ve kutuyu işaretlediğimde biraz dopamin alıyorum (bu arada Singularity harika). Peki bu 18 saat çalışmamaya nasıl yardımcı oluyor? Çok basit: bir noktada tamamlanmış görevler listesine bakıp "tamam, zaten yeterince çalıştım, kendimi zorlamayı bırakıp uyumaya gideyim" diyorsunuz. Ya da ona benzer bir şey.
Yönetim konusunda daha fazla gönderi istiyorsanız beğenin))) ve Tina'ya da abone olun, o da aynı yönde güzel şeyler söylüyor.
Yorumlar
0Henüz yorum yok.
Tartışmaya katılmak için giriş yapın.