🧠 Bir çevirmenin kafasında neler oluyor?

Derler ki, bir dilde düşünemediğin sürece o dili gerçekten bilmiyorsundur. Bu doğru. Ayrıca bu, biraz kişilik bölünmesini andıran çok ilginç bir süreç. Aslında burada bir ruhsal bozuklukla değil, insan beyninin esnekliğinin güzel bir örneğiyle karşı karşıyayız.
Dili ileri seviyeye getirirken beyin muazzam bir iş yapar: senin için yeni bir "ev" inşa eder. Bu evde farklı bir koordinat sistemi, farklı şakalar, farklı bir konuşma temposu, farklı bir cümle kurma mantığı, farklı bir ahenk anlayışı vardır. Rusça'da kaba görünen bir şey, İngilizce'de normal gelebilir. Ana dilinde konuşmaktan utandığın bir şey, yabancı dilde rahatça tartışılır. Her dilin kendi tarihsel bagajı, mantıksal olarak açıklanamayan, sadece hissedilmesi gereken küçük nüansları vardır ve bu böyle devam eder.
Ayrıca bu evde, senden tamamen farklı bir SEN yaşar. Kendi karakterine sahip tam teşekküllü bir alt kişilik. Hayat adlı oyunda oynamak için geçiş yapabileceğin ek bir karakter.
Ayrıca onu varsayılan karakterinle (ana diline bağlı olan) tartışmaya zorlayabilir veya bir görevi çözmesine yardım edebilirsin. Örneğin, bir kitap yazarken, zaten görünen bir sonraki canlı bölüme mantıksal bir köprü kuramadığımda sık sık "yazar tıkanıklığı" ile mücadele ederim. İkinci, İngilizce konuşan karaktere geçmek burada çok yardımcı olur: sadece bakış açısını değiştirerek hemen bir çözüm yolu bulunur.
İkinci karakter genellikle daha az duygusaldır, çünkü yabancı dil ana dilden çok daha sonra ve daha sakin bir ortamda öğrenilir, bu nedenle onunla daha az travma ve hoş olmayan durum ilişkilendirilir. Bu, hayatta zor bir şeyle başa çıkman gerektiğinde işe yarar. İkinci karaktere geçmek, kaygı ve duygusal acıya karşı bir tür koruma haline gelir.
Ve üçüncüsü: çevirmen olmak harika, özellikle de yazarsanız. Kendiniz düşünün: her ünlü yazarın kitaplarının başka dillere çevirisi yoktur, ama siz ana diliniz dışında başka dillerde düşünebiliyorsanız, var. Bu, her zaman yanınızda olan, parayla satın alınamayacak türden bir lüks. Çünkü hiç kimse bir kitabı yazarın kendisi kadar sevgi, özen ve anlayışla çeviremez.

#perdearkası #çeviri #kitapyazıyorum