Harap bir otobüs beni Yalta şehrinde bir dağın altındaki bir durağa getirdi. İnip geriniyorum.

Yerel taksi numarası yok. Bombardımanlar ve tüm bunlar yüzünden internet kapalı.

— Affedersiniz, yerel taksi numarasını söyleyebilir misiniz? — güzel bir yabancıya sesleniyorum.
— Yerli olduğumu nasıl anladınız? Burada o kadar çok insan var ki, beni sordunuz. İnanılmaz. Ama ben yerli değilim, sadece 7 yıldır burada yaşıyorum. Ukrayna'dan geldim. Neden beni sormanız gerektiğini nasıl anladınız?
— Durakta durup otobüs numaralarına bakan tek kişi sizsiniz, telefona bakıp haritanın çalışmasını umarak taksi çağırmaya çalışanlar gibi değilsiniz. Peki, numarayı söyler misiniz? Sahile gitmem gerekiyor.
— *ekşi bir ifadeyle*. Ah, evet bu minibüsle üç durak. Gidelim, size eşlik edeyim.

Aklıma geldi sadece.