
Satışlarda sorun yaşayan kurucularla her konuştuğumda, öncelikle şirketin "içine", ürünlerine bakmaya ve müşterilerin gözünde daha çekici olmak için onları nasıl iyileştirebileceklerini düşünmeye çalışıyorlar. Neredeyse her zaman bu, mükemmeliyetçiliğe, küçük detayları düzeltmeye, hataları gidermeye dönüşüyor.
Doğru yaklaşım ise "dışarıya", yani müşterilere bakmak ve onların görevlerini, sorunlarını, tüketim alışkanlıklarını inceleyip öncelikle değer önerilerini, ardından ürünü değiştirmektir.
Bir örnek vereyim, karşılaşanlar (ki neredeyse herkes karşılaşmıştır) bilir: Outlook'ta kullanıcı şifresi isteme işlemi arka arkaya 100 kez gerçekleşebilir. Üstelik hata da olmaz, doğru/yanlış girin veya sunucularla ilgili bir şey olsun - sadece tekrar tekrar kullanıcı adı/şifre ister. Korkunç değil mi? Tüm müşteriler böyle bir şeyden kaçar, özellikle de tek sorunun bu olmadığını düşünürsek? Hayır! Daha önemlisi, asıl sorunları çözüyor olması; sorunlu kısımlara ise katlanıyoruz. Üstelik 10-15 yıldır katlanıyoruz, kimse düzeltmiyor. Bilgi bulamadım ama eminim ki Outlook, özellikle kurumsal segmentte e-posta istemcileri pazarında tekel konumundadır.
Outlook gibi yapın - asıl olana odaklanın, önemsiz şeyleri düzeltmeye çalışmayın.
Yorumlar
0Henüz yorum yok.
Tartışmaya katılmak için giriş yapın.