Rusya'da ünlülerin, büyük iş adamlarının veya politikacıların yer aldığı yüksek profilli bir dava duyarsanız, büyük olasılıkla orada Alexander Dobrovinsky vardır — en ünlü ve karizmatik avukatlardan biri. En umutsuz davaları kazanma yeteneği ve sert tarzı nedeniyle sık sık "şeytanın avukatı" olarak anılır.

En büyük davası, Volga'daki bir fabrika için iki oligark arasındaki davaydı. Anlaşmazlık miktarı astronomik 73 milyar rubleydi. Dobrovinsky'nin 20 avukattan oluşan ekibi bu dava üzerinde 3 yıl boyunca aralıksız çalıştı ve tabii ki kazandılar.

Alexander Dobrovinsky'den üç müzakere kuralı:

Kural 1: Nihai kararı veren kişiyi asla müzakerelere göndermeyin. Ona doğrudan "evet ya da hayır" diye sorulursa, itibarını kaybetmemek için cevap vermek zorunda kalır. "Onay almak" için ara verme imkanı olmalı.

Kural 2: Uzlaşma kötüdür. Dobrovinsky uzlaşmayı "dört mevsim lastiği" olarak görür (ne yaz ne de kış lastiği). Sadece sizin tarafınız iyi olmalı, gerisi umurunuzda olmamalı.

Kural 3: Toplantıyı istediğiniz an bitirmek istiyorsanız, başkasının bölgesinde buluşun. Kendi ofisinizden bir misafiri kovmak zordur, ancak birinden "özür dilerim, zamanım doldu" diyerek ayrılmak çok daha kolaydır.

Bonus: Sıradan bir sandalye Rosneft ile sözleşme getirdi
90'ların sonu. Sekiz şirket sözleşme için savaşıyor. Yarım saat süren sert müzakereler, herkes ayağa kalkıp gidiyor. Sadece Dobrovinsky sandalyesini dikkatlice yerine itiyor ve ayrıca iki komşu sandalyeyi de. Şirketin başkanı ondan kalmasını istiyor ve sözleşmeyi ona veriyor. Neden? "Çünkü burası onun toplantı odası — onun evi. Sandalyeleri dağıtan, arkasında ne bıraktığını düşünmez."


Tam röportajın bağlantısı: Bölüm 1 ve Bölüm 2

Siz hangi müzakere taktiklerini kullanıyorsunuz? Yorumlara yazın👇

📲 MAX 👮‍♂️ VK ☺️DZEN 🙃 SETKA ✈️ TG #video #müzakere #röportaj #konferans #meetup #conf #webinar