Resimdeki - hayatın ta kendisi😇

Sabahları sadece sağlıklı ve organik yiyecekler yemeye kararlı olursunuz, ama akşamları kızarmış patates veya pizza kokusuyla tüm iyi niyetleriniz bir kule gibi çöker.

Neden böyle oluyor?

1️⃣Prefrontal korteksimiz var - bu bizim "Genel Müdürümüz". Mantık ve planlamadan sorumlu. Size şunu söyleyen odur: "Kilo vermelisin, İngilizce öğrenmelisin ve ipotek için para biriktirmelisin."

Akıllıdır ama kaynağı sınırlıdır. Herhangi bir stres, uykusuzluk veya karar verme onu hızla tüketir.

2️⃣Bir de limbik sistemimiz var - bir tür "Çılgın İmparatoriçe". Eskidir, güçlüdür ve hiç freni yoktur. Parlak geleceğimiz, ipotek ve 44 beden umurunda değildir.

O, çingeneler ve ayılar pasta, şarap ve hemen şimdi memler izlemek ister. Kaynağı sonsuzdur, her an kargaşa çıkarmaya hazırdır.

Akşamları ne olur?
Zor bir günün ardından eve geldiğinizde, müşterilerinizin beyninizi yediği, yüzlerce karar vermeniz gerektiği bir günün sonunda, müdürünüz nakavt olmuştur.

Akşam yemeğinde bir sürü mikro karar daha vermesi gerekir:
— Bu ekleri yemeli mi yememeli mi?
— Ya yarısını? Ya da pizza söylesek?
— Belki rahatlamak için bir kadeh şarap?

Her seçim Müdürü bitirir. Zaten bütün gün çalıştı. Akşam çok çabuk der ki: "Yoruldum, gidiyorum."

İktidarı Çılgın İmparatoriçe ele geçirir, freni yoktur.
Kendinize geldiğinizde tencereyi bitirmişsinizdir.

Utanç, suçluluk ve "bende bir sorun var" hissi kaplar.
Herkesin normal bir iradesi varmış gibi gelir, seninkiyse pelte gibidir.

Ama iradeye başvurmak bir hatadır. İrade bir karakter özelliği değil, aslında prefrontal korteksin kaynağıdır.
Limbik sistemle savaşmak da faydasızdır - o daha güçlüdür.

Peki bu durumlarda ne yapmalı? Önüne gelen her şeyi nasıl silip süpürmemeli?
İradeyle ilgisi olmayan işe yarar bir çözüm var.

Sizce nedir?

Cevaplarınızı yazın, bir sonraki gönderide hazır bir algoritma vereceğim.