Önceki gönderide, akşama doğru iyi olma kararlılığının neden buharlaştığını inceledik.
Bunda, bunu nasıl durduracağınıza dair bir araç veriyorum.
Stratejik olarak konuşmak gerekirse, iç otopilotunuzu geliştirmeniz gerekiyor.
Bu, içteki Müdürünüz tatile çıkabilir ve siz yine de otomatik olarak ete sebze alır ve doyduysanız yemeyi bırakabilirsiniz.
Müşterilerimle tam olarak bu tür bir "yeniden programlama" yapıyoruz: karmaşık görevleri otopilot moduna geçiriyoruz.
Ama alışkanlık sizin bir parçanız haline gelene kadar manuel kontrole ihtiyaç var.
İrade gücüne güvenmenin anlamı yok, en kritik anda tükenecektir. Bunun yerine bir eylem protokolü, bir senaryo oluşturun.
Protokol, kişisel "Eğer... O zaman..." eylem algoritmanızdır.
Hazır bir plan olduğunda, Müdür'ün düşünmesi gerekmez ve İmparatoriçe sessizce oturur çünkü oyunun kuralları zaten belirlenmiştir.
Örneğin:
→ Tatlı yememe izin vereceğim, ancak mutlaka yemekten sonra, ayrı olarak değil;
→ İşten sonra çok acıkırsam, önce bir bardak su içer ve önceden hazırlanmış bir porsiyon protein yerim, ancak ondan sonra tatlı isteyip istemediğime karar veririm;
→ İş arkadaşlarım kafeye çağırırsa, öncelikle sebze ve balık/et yemeği seçerim, böylece boş mideyle pizza sipariş etmem.
Bu neden işe yarıyor? Bu yaklaşım bilişsel yükü azaltır. Daha az kaotik karar → boş bir pancar çorbası tenceresinin başında uyanma ihtimaliniz azalır.
En önemlisi: Eylem algoritmanızı ÖNCEDEN, Müdürünüz dinç ve tazeyken oluşturun. Burnunuzun dibinde pizza tüterken kendinizle pazarlık etmeye çalışmak faydasızdır.
🔥 daha fazla tüyo yak
❤️ ben zaten böyle yapıyorum
Hadi pratik yapalım: bu akşam için bir protokolünüzü yazın?
Yorumlar
0Henüz yorum yok.
Tartışmaya katılmak için giriş yapın.