kalori açığına ihtiyacım var ama ben kızarmış patates, köfte ve kimyasal gazoz istiyorum!
Spordan nefret ediyorum!»
Bu iç döküşe internette rastladım ve bir flashback yaşadım: bir zamanlar ben de aynen böyle düşünüyordum.
Kafamızda nasıl bir yer ediyor?
Zayıflamak, 7/24 acı çekmek, silaj ve en tatsız şeyleri yemek + kendini spor salonunda zorlamak demek.
Böyle bir ihtimal karşısında kim olsa feryat eder!
Nedense sadece şu seçeneklerin olduğu düşünülüyor:
➡️Ya sevdiğin her şeyi ye, ama o zaman da zayıflama;
➡️Ya da tavuk göğsü, salata ve suda yulaf ezmesiyle zayıfla.
Oysa kızarmış patates ile buharda brokoli arasında daha bir sürü seçenek var.
Kalori açığı şart, tartışma yok. Ama bu, alınan ve harcanan enerji arasındaki farktır, belirli bir menü değil.
Bu yüzden sevdiğiniz yiyecekleri 'kutsal' ve 'doğru' olanlarla değiştirmenize gerek yok: bazen sadece miktarlarını ve kombinasyonlarını değiştirmek yeterli.
Örneğin:
— kızarmış patatesi bırakın, ama her öğünün temeli yapmayın;
— köfteyi sıkıcı haşlanmış göğüsle değiştirmeyin, ona ne kadar yağ, ekmek ve sos eklendiğine bakın;
— gazozu yasaklamak yerine şekersiz versiyonunu alın;
— sevdiğiniz yemeğe, sizi daha iyi doyuracak yiyecekler ekleyin ki bir saat sonra ek porsiyon almayın.
Aynı şey spor için de geçerli.
Spordan nefret ediyorsanız, kendinizi zorla oraya sürüklemeye ne gerek var?
Antrenmanlar gerekli ve faydalı, kimse tartışmıyor. Ama tek başlarına zayıflamanın zorunlu koşulu değiller.
Sadece hareketle başlayabilirsiniz. Dans edebilir, yüzebilir ya da Meladze eşliğinde coşkuyla yerleri silebilirsiniz, ne olmuş yani. Ya da önce antrenmanlara hiç dokunmayıp beslenmeyi düzene koyabilirsiniz.
Her gün sadece irade gücüyle idare ederseniz, er ya da geç patates, gazoz ve pasta kazanır)
Burada mesele spordan ya da 'aman tanrım' sağlıklı beslenmeden nefret etmek değil, kötü kurulmuş bir sistemdir.
Sistem, zayıflamanın sizin gerçek hayatınıza uyum sağlamasıdır; işi, çocuğu, stresi ve adet öncesi sendromu olmayan fantastik bir kadının hayatına değil.
İşte böyle bir sistemi benim koçluk grubumda kuruyoruz.
Birini gruba davet etmeden önce, onunla görüşüp durumunu analiz ediyorum. Kilo vermeyi gerçekten neyin engellediğini belirliyoruz: beslenme, düzen, stres, alışkanlıklar veya hepsi birden karmaşık bir kombinasyon halinde.
Size net bir eylem planı sunuyoruz: sizin tam olarak ne yapmanız gerektiği.
Eğer grup talebinizi çözmek için uygunsa, çalışmanın nasıl işlediğini anlatıyorum.
Grubu toplarken bu tür analizler yapıyorum, grupta sadece 4 yer var. Grubu doldurduğumda, görüşmeler için zaman kalmayacak.
Görüşme için başvuru formunu buradan doldurun → t.me/kuzogroup_bot?start=anketa
Yorumlar
0Henüz yorum yok.
Tartışmaya katılmak için giriş yapın.